English Turkish Dictionary

English - Türkçe

trouble in Turkish:

1. sorun


Sorun hakkında nasıl hissediyorsun?
Başka sorun var mı?
Sorun konusunda sessiz kaldı.
Bu sorun tartışılmaya değer.
Tartışmamız gereken başka bir sorun var.
Sorun yok!
Cinsel taciz artık şimdi sosyal bir sorun haline geldi.
O şirketin yeni bilgisayar mimarisi ile ilgili bir sorun vardı. Onlar şimdi bir iptal çılgınlığını gözden geçirecekler.
Altı yaşındaki birine sorun, altmış yaşındaki birine değil.
Sadece evet ya da hayır ile cevap verilebilen sorular sorun.
Sorun daha kötüydü.
Sorun hakkında gerçekten bir şey yapılmalı, ama bu balyozla ceviz kırmaktır.
Motorda sorun yok, fakat arabam hareket etmiyor.
Bu sorun çok basit.
Bazen çok sayıda sorun ve stres, işi bırakmanıza yol açabilir. Çabucak onunla nasıl başa çıkacağınızı öğrenmeniz gerekir.